ANNE HAKKI ÖDEŞİLİR Mİ?

ANNE HAKKI ÖDEŞİLİR Mİ?

Yakın bir arkadaşımın annesi felç olmuş, ağlıyor, dert yanıyor, kardeşlerinin kendisini yalnız bıraktığını, bundan dolayı çok üzüntülü olduğunu belirterek, benden yardımcı olmamı istedi.

Tevafük olsa gerek, yanındaki dergiden kendisini rahatlatsın diye bir bölüm okudum.

Varlığımızın meydana gelmesindeki rolüyle anne-babanın hayatımız için vazgeçilmez olduğunu aile fertlerinin birbirleri üzerinde çok önemli hak ve vazifeleri bulunduğunu işte bu hak ve vazifelere gösterilecek hassasiyetin, yakınlarımızı mutlu edeceği gibi, Rabbimizin rızasını kazanmamıza da vesile olacağına söyledim.

Annem rahmeti  kavuşalı yıllar oldu, onun ellerimden tutarak, ‘Oğlum Rabbim seni yakmasın!” duası hala kulaklarımda.

İnşallah onun rızası ile Allah bizi affeder vu cemalini gösterir.

ANA GİBİ YAR OLMAZ

Şair ana gibi yar olmaz diye boşuna dememiş. “Bizlere kol-kanat gerip sevgileriyle ruhumuzu besleyen, bizim için türlü meşakkatlara katlanan anne-babamıza, acaba onların bize gösterdiği tahammül ve ilgiyi gösterebiliyor muyuz?

Yoksa unuttuk mu?

Anne-babaya yapılan iyiliğin birçok amelden önce geldiğini hatırlıyor muyuz?

Anne-baba rızasının Allah’ın rızası olduğunun yeterince farkında mıyız?..

O Sevgili Nebi’nin ifadeleriyle Cennet’in ayaklarının altında bulunduğu annemiz, bizim için duası en makbul olan, hiçbir durumda vaz geçemiyeceğimiz kişidir. Bu arada, rızkımızı temin eden, koruyup gözeten babamızı da gözden ve gönülden ırak tutmamamız gerekiyor. Onların duasını almak, gönüllerini hoş etmek, yapılacak en güzel şeylerden biri. Eğer yanımızda bulunuyorlarsa, onlara “öf” bile dememeyi, azarlamamayı, güzel ve tatlı söz söylemeyi, Rabbimiz Mukaddes Kitabımız’da emir buyuruyor.

ASR-I SAADDETTEN ÖRNEKLER

Anne-babanın gönlünü alma, haklarına özen gösterme konusunda  hepimize örnek olacak olaylar var Asr-ı Saadet’te. Bunlardan biri şöyle:

Hz. Ebubekir’in kızı Esma’ya, henüz İslâm’ı kabul etmeyen annesi  bir hediye gönderiyor. O da bunları kabul etmiyor ve müşrik annesini evine kabul etmiyor. Bunun üzerine Hz. Aişe’den (R.A.), bu olayı Sevgili Peygamberimiz’e sormalarını rica ediyorlar. Durumdan haberdar olan Peygamberimiz bakın ne buyuruyorlar:

– “Hem hediyelerini kabul edecek, hem de kendisini eve alıp misafir edecek! İnşaallah Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir!”

Bu uyarıdan sonra Hz. Esma (R.A.), annesinin hediyelerini alıyor ve onu evinde misafir ediyor. Görülüyor ki anne müşrik bile olsa, evlat üzerindeki hakkı devam ediyor.

Seyyidü’s-Sakaleyn diyor ki: “Sadaka veren kimse, sadakasını neden müslüman olan anne-babasının ruhu için vermez? Halbuki böyle yapsa verdiği sadakanın sevabı onların ruhuna gideceği gibi, o sevaptan birşey eksilmeden, aynı ecir kendisine da yazılır.”  Bu söz, vefat eden anne-babaya, evladın kabirlerinde bile sevap kazandırmasının mümkün olduğuna işaret ediyor. Vefat ettikten sonra onlar için dua ve istiğfar etmek, verdikleri sözü yerine getirmek, dostlarına ikram edip, onlarla alakayı kesmemek, güzel ahlaklı mümin evlatların yapması gereken görevlerdir.

Evlatların da Hakları Var

Mümin anne-baba da, İslâm’ın ebeveynlerden istediği vazifeleri bilir ve evladını terbiye ederken buna göre davranır. Aile, çocuğun mizaç, meyil ve şahsiyetinin oluştuğu ilk ve en önemli ortamdır. Bu sebeple anne-baba, çocuğunu Allah’a ve Peygambere itaat terbiyesi ile yetiştirme çabasını göstermek zorundadır. Bunu yaparken de son derece sabırlı itinalı olmak gerekir. Ailenin görevi çocuğuna güzel bir ad vererek başlar, iyi bir terbiye verme çabasıyla devam eder. Unutulmamalıdır ki, çocukların beslenme, giyim kuşam, tedavi gibi maddi        ihtiyaçlarının karşılanmasıyla aile sorumluluğu bitmez. Çocuklara sevgi ve şefkat gibi manevi ilgi ile beraber, dinî, ahlakî, meslekî bakımdan öğrenimlerini tamamlamalarına yardımcı olmak gerekir.

Sahabilerden Ahnef b. Kays (R.A.)’a çocuklar hakkında görüşü sorulduğunda şunları söyler: “Onlar gönlümüzün meyvesi, sırtımızın dayanağıdırlar. Biz ise onların ayağı altında yumuşak yer, başları üstünde gölge olur ve onlar için her müşkilata katlanırız. Ne isterlerse verir, kızarlarsa hiddetlerini yatıştırmaya çalışırız. Sana meyl ve muhabbetleri, sa’y u gayretleri seni mutlu etsin. Onlara ağırlık verme ki, senden uzaklaşmasınlar ve hayatından usanıp ölümünü istemesinler.”(Semerkant)

Evet sevgisiz olmaz, dün biz bebek iken onlar bize nasıl bakmış ise, bu günde biz onlara bakmak zorundayız, bu Yaratan’ın emridir. Yapan kazanır. Kalın sağlıcakla





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co