AH! NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR…

AH! NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR…

Sevgili okuyucularım; Allah-ü Teâlâ’ya sonsuz şükürler olsun. Ramazanı şerifin idraki ile şereflendik. Bayram’a kavuştuk. İnşallah Ramazan bizden memnun ayrılmıştır. Rabbim bir sonraki Ramazan ve bayrama kavuşmayı cümlemize nasip eylesin. “ Bayram; sevinç günü, bir olma günüdür.” Sevinebiliyor muyuz? Sevinemiyoruz. İslam alemi kan ağlıyor. Bir olabiliyor muyuz? Olamıyoruz paramparçayız. Rabbim Müslümanlara imdat eyleye, bir olma ruhuyla muzaffer eyler inşallah.

Cennet Vatanımızın kıymetini bilelim. Huzurla Bayramı idrak ediyoruz. Ediyoruz da eski bayramların tadı var mı? Buna cevabım üzülerek maalesef çocukluğumdan hatırlarım. Bayramdan on gün kadar önce her evde tatlı bir telaş başlar, bayram temizliği adı altında evler baştan aşağı temizlenir, perdeler yıkanır, boya gereken odalar boyanırdı. Akşam eli öpülesice annelerimiz yorgun bir o kadar da mutlu olurlardı. Bayram’a birkaç gün kala ise tatlılar hazırlanır,  yemeklerin hazırlığı yapılırdı.

Bayramda her evin önünden geçerken tereyağlı tatlıların, pilavların kokusu bir başka güzel kokar her çocuğun kendi annesinin yaptığı güzel olduğu gibi benimde canım annemin yaptığı cevizli kıvrım tatlı kuru fasulye ve tereyağlı pilavın üzerine bol et dökülmesi bir başka güzel olurdu.

Karınlarımız doydu mu akraba ve komşu ziyaretleri yapılır bayram harçlıkları birikir, mahalle bakkalına gidilirdi. Hobim tapa tabancası ve çat pat bilir misiniz? Harçlığı çok olan çocuklar daha havalı tabanca alırlardı. Bizim tabanca da orta yollu olurdu. Tabancaya mantar patlayıcıları yerleştirir iyi otursun diye de yere hafifçe vurur, bazen de elimizde patlardı.  Ya havaya veya uzak olan arkadaşa doğru ateş ederdik. Yakın olursa yüzüne, gözüne mantar parçaları sıçrar diye temkinli davranırdık. Mantarlarımız bitmesin diye günün sonuna veya yarına birkaç tane saklardık. Olur ki paramız olmayabilir. Çat pat ise şerit halinde olur ucunda ki kısmı hafifçe bir taşa sürer sürtünmenin etkisiyle şerit in üzerindeki patlayıcılar ateş alır çat pat ses çıkarması eşliğinde koşar dururduk.

Eski bayramlarda büyüğe küçüğe saygı sevgi vardı. Şehir dışındakiler genel olarak memleketlerine gelir sılayı rahim yaparlar eşini dostunu ziyaret eder,  sevdikleriyle coşku içinde hem dem olunur, misafir gelende, kabul edende mutlu olur yapılan ikramlar neşe içinde yenirdi.

Gelelim günümüz bayramlarına genel olarak insanlardan kaçma var. Nerde tatil yapalım hesabı içinde,  günler öncesinden program yapılıyor Anne baba ziyareti sılayı rahim nerde; kendi zevk ve sefasını düşünüyor tek düşünce bu maalesef, kendi öz değerlerimizden ne kadar uzaklaştık.

İslam âleminin bugünkü hali yüreklerimizi yakıyor. Hüzünlenmemek ne mümkün?

Gelin yanık yüreklerle İslam âleminin uyanışına bir olma ruhunun ayağa kalkması için duâ edelim.

Bayramları bayram sevinciyle yaşamak için bir olma mecburiyetimiz var.

Sevgili Peygamberimiz, baş tacımız, şefaatçimiz aleyhissalatu vesselam buyuruyor ki; “Birlikle rahmet, ayrılıkta azap vardır.” O halde azaba duçar olmamak ve rahmete kavuşmak için din vatan, millet düşmanlarına inat bir olmalıyız.

Bayramlarımız bayram olsun…

Ah! Nerede o eskimeyen bayramlar…

Muhabbetlerimle…





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co